Never Let Me Go
Tüm hayatımızı birlikte geçirdikten sonra ayrılacağımızı bilsem bile, yaşadığımız her şeyi tekrar yaşamak isterdim…
[Flash 9 is required to listen to audio.]
“200 yıl boyunca toprağı, ailesi, ve özgür olma hakkı için savaşan Yerli halka(Yaralı diz halkı)şöyle dedik: -İndir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. İndirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte- Silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. Onlara yalan söyledik. Onları topraklarından koparmak için kandırdık. …Geçenlerde bu durumu düzeltecek bir kaç sendeleyen adım atıldı, ancak çok az ve çok aksak. Öyle ki, bu mesleğin bir üyesi olarak, bir Birleşik Devletler yurttaşı olarak bu gece bu ödülü kabul etmek içimden gelsin. Öyle düşünüyorum ki bu ülkede şu anda ödül almak ya da vermek, Amerikan Yerlilerinin durumları önemli oranda düzeltilmediği sürece uygun değildir.
Eğer kardeşimizden sorumlu olamıyorsak en azından celladı olmayalım. Bu gece doğrudan sizinle konuşuyor olabilirdim ancak Yaralı Diz’e (Wounded Knee) gidip, ırmaklar aktıkça ve otlar büyüdükçe onursuz kalmaya devam edecek bir barışın kurulmasını engelleyebilmek için elimden gelen yardımı yapmakla daha yararlı olabileceğimi hissettim.”
Marlon Brando
[Flash 9 is required to listen to audio.]
Konser verecek bu adamlar Türkiye’de belki seversiniz ve canlı dinleme şansına sahip olursunuz..
O yolculuk birde tren de olursa.
fotoğraf makinemde yanımda oldumu.. eksik olan tek bir şey kalıyor.. diğer yarım..
Bugün evde rafları karıştırırken bunları buldum. Bu şekilde her ay para verip okumanın verdiği keyif o zamanlar apayrıydı.Facebook,twitter gibi mecralarda paylaşılmıyorlardı ve gizemli kalmışlardı. Bir ay boyunca heyecanla beklerdik hikayenin devamını, harcanan emeğin karşılığını ufakta olsa bir ücret karşılığı desteklerdik en azından. Hele o kağıt kokusunu içine çekerek okumak apayrı bir keyifti ama şimdi nereye baksak bir karikatür karesi çıkıyor karşımıza, eski değerlerini yitirdiler malesef benim için, yok artık o heyecanım. Her dergi yeni bir renk katıyordu hayatımıza.. Favorim tabiki “Robinson Crusoe & Cuma”